Kilo kontrolüne başlamanız için bazı araçlar ve bilgiler:
Kilo kontrolü ipuçları
Sağlıklı yaşama biçimi ipuçları
TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BİLGİ
NOTU
DÜZENLEYEN Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığı
KONUSU SIFIR BEDEN Mİ SAĞLIKLI BEDEN Mİ?
TARİHİ 06.04.2007
Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olan şişmanlık
(obezite), teknolojinin getirdiği yaşam şekli ve ayaküstü
beslenmenin ağırlık kazanmasıyla gün geçtikçe artmakta ve
kişilerin yaşam kalitelerini düşürmektedir. Bir yanda değişen
beslenme alışkanlıkları diğer yanda medyanın güzelliği "sıfır
beden" gibi ölçülere indirgeyen anlayışı, özellikle gelişme
çağındaki çocuk ve ergenler üzerine psikolojik ve fizyolojik
olarak olumsuz etkiler yaratmaktadır. Manken diyetleri, mucize
diyetler, şok diyetler gibi hızlı kilo kaybına neden olan
ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen diyetler,
medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle yaz aylarına yaklaştığımız
şu günlerde sıklıkla gündeme gelmekte ve pek çok genç tarafından
sıfır beden olma isteğiyle bilinçsizce uygulanmaktadır. Ergenlerde
bir moda haline gelen sıfır beden tutkusu aslında sağlığı
önemli ölçüde tehdit eden bir durumdur. Ergen; kendini kanıtlama,
kabul ettirme, beğeni toplama isteğinin en üst seviyede olduğu
bir dönemdedir. Ergenlik dönemi, fiziksel büyüme, psikolojik
ve sosyal gelişimin olgunluğa eriştiği bir dönemdir ve özellikle
11-16 yaşları arasında boy uzunluğu hızla artmaktadır. Genellikle
2-3 yıl süren bu büyüme atağı sırasında, erişkin hayattaki
ağırlığın yaklaşık yarısı ve total kemik kitlesinin de yaklaşık
%37'si kazanılır. Bu dönemde büyüme hızını yeterli ve dengeli
beslenme ve düzenli fiziksel aktivite yakından etkilemektedir.
Büyüme ve gelişim hızının artması ile birlikte gencin dikkati
vücudundaki bu değişime odaklanır. Bu dönemde bedensel açıdan
hoşnut olunacak bir vücut yapısına sahip olmak en önemli ihtiyaçlarından
birisidir. Özellikle genç kızlar, yaşıtlarınca beğenilen ince
bir vücuda sahip olma isteğiyle, bilinçsizce ve kontrolsüzce
çevreden duyduğu çok düşük kalorili zayıflama diyetlerini
uygulayabilmektedir. Ancak bu durum, büyüme ve gelişmede duraklama,
adet yaşında gecikme ve adet düzensizlikleri, iskelet sisteminin
gelişiminde anormallikler gibi pek çok sağlık probleminin
gelişimine neden olabilmektedir.
Bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama
diyetleri ayrıca; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk,
kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri,
kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk, saç dökülmesi gibi pek
çok sağlık sorunlarına da neden olmaktadır. Bu diyetler,bireyin
bazal metabolizma hızının düşmesine, diyetin bırakılması sonrasında
hızla verilen kiloların geri alınması nedeniyle de bireylerin
sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelmesine neden olmaktadır.
Sıfır beden olma isteğiyle gelişebilecek en tehlikeli sağlık
sorunlarından biri de halk arasında "manken hastalığı"
olarak bilinen anoreksia nervozadır. Yeme davranış bozukluğu
ile karakterize bu ruhsal rahatsızlık, bireyin sürekli kilo
vermeyi istemesi, kilo almaktan korkması, normal vücut ağırlığının
çok altında olmasına rağmen bilinçaltına "ne kadar zayıf
olursam o kadar güzel olurum" anlayışının yerleşmesi
ve yemeyi reddetmesidir. Oysa ki, obezite gibi aşırı zayıflık
da önemli bir sağlık sorunudur ve pek çok hastalığın gelişimine
zemin hazırlamaktadır.
Aşırı zayıflık, özellikle bağışıklık sisteminin zayıflamasına
ve hastalıklara karşı direncin azalmasına, vücut fonksiyonlarının
işleyişinde bozukluklara, kronik yorgunluk ve halsizliğe,
çalışma veriminde ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olur.Dünya
Sağlık Örgütü'ne göre yetişkin sağlıklı bir insanın Beden
Kitle İndeksi (BKİ) en az 18.5 olmalıdır. BKİ, vücut ağırlığının
(kg) boy uzunluğunun (m2) karesine bölünerek hesaplanır. Yetişkin
bireylerde en küçük giysi bedeni olarak bilinen 36 bedenden
çok daha küçük olan 32 beden olarak nitelendirilen sıfır beden,
BKİ'nin 14-16 arasında olmasıdır ve bu son derece sağlıksız
bir vücut ağırlığına sahip olunması anlamına gelmektedir.
Sağlıklı ve ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve bu kiloyu korumak
için öneriler aşağıda sıralanmıştır.
Ağırlığınızı (kg) boy uzunluğunuzun (m) karesine bölün ve
bu oranın 20-24.9 olmasına özen gösterin.
Kısa sürede kilo kaybını sağladığı öne sürülen ve pek çok
yan etkisi bulunan çeşitli ilaçlar, gerçek kilo kaybı yerine
vücuttan sadece su kaybına neden olan diüretik (idrar söktürücü)
ilaçlar bilinçsizce kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve kalıcı
kilo kaybı için, genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra
diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi
ve beslenme alışkanlıklarınıza özgü hazırlanan zayıflama diyetleri
uygulanmalıdır.
Sağlıklı ve kalıcı ağırlık kaybının haftada en fazla 0.5-1.0
kg olması gerektiğini unutmayın.
Öğünlerinizi atlamayın. Düzenli aralıklarla günde 3 ana, 3
ara öğün tüketmeye özen gösterin.
Yemeklerde hayvansal yağlar yerine bitkisel sıvı yağları ve
zeytinyağını tercih edin. Margarin, kuyruk yağı, içyağı gibi
katı yağları kullanmayın.
Yemeklerinizi pişirirken haşlama, ızgara veya fırında pişirme
gibi sağlıklı yöntemleri tercih edin, kızartma ve kavurma
yöntemlerinden kaçının.
Mevsimine uygun taze sebze ve meyve tüketimini arttırın. İmkanlar
çerçevesinde günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketmeye
özen gösterin.
Güvenli besin tüketimi için aldığınız ambalajlı gıdaların
etiketlerini mutlaka okuyun, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından
üretim izni almış olmasına dikkat edin.
Yemeklerinizi yerken acele etmeyin, iyice çiğneyin. Unutmayın,
tokluk hissi midenizden beyninize yaklaşık 20 dakika içinde
ulaşır.
Yemek yerken başka bir işle (televizyon seyretme, kitap okuma
vb.) meşgul olmak farkında olmadan fazla yemenize neden olabilir.
Bu yüzden yemeğinizi tek başına bir olay olarak algılayın
ve keyif alın.
Yemekleinizi mümkün olduğunca küçük tabaklarda porsiyonlayarak
tüketmeye özen gösterin.
Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımı ve barsak sağlığı
için günde en az 2 litre su tüketmeye özen gösterin.
Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen besinleri tercih edin.
Basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine
kepekli ekmek, makarna, bulgur pilavı gibi lifli besinleri
tüketmeye özen gösterin.
Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle düzenli fiziksel
aktivite yapmaya özen gösterin.
Sağlık
Bakanlığı Dİyet Uyarısı Hakkında Dahafazla Bilgi için Tıklayınız
|